Peygamber Efendimiz (asm) Ramazan ayı oruçlarından sonra Şevval’de altı gün oruç tutan kimsenin bir sene oruç tutmuş sevabı alacağını bildirmiştir.
“Kim oruçla geçirdiği Ramazan ayından sonraki Şevval ayında altı gün oruç tutarsa, bütün seneyi oruçla geçirmiş gibi olur.” (Tirmizi)
Şevval orucuna ne zaman başlamalıyız? Devamını oku…
Hadis-i şeriflerden Allah (cc) katında bayram gecesi ve gününün kıymetinin yüksek olduğu anlaşılmaktadır.
“Allah, Ramazan ve Kurban bayramı günlerinde yeryüzünde rahmetiyle tecelli eder. Öyle ise namaz ve ziyaret için evlerden dışarıya çıkın ki, rahmet size dokunsun.” (İbn-i Asakir)
Peki bayramın kıymetini idrak ve feyzinden istifade edebilmek için neler tavsiye edilmiştir?
Bayram gecesi ibadet edin
Peygamber Efendimiz (asm) bayramdan bir gün önceki geceyi ibadetle geçirenin kalbinin ölmeyeceğini buyurmuşlardır.
Devamını oku…

Anne karnındaki bir çocuğun ağzı vardır, gözü vardır, kulağı vardır, eli vardır, ayağı vardır. Bütün aza ve cihazatı tam tekmil verilmiştir. Halbuki bunların hiçbirine orada lüzum yoktur. Orada çocuk, gıdasını, göbeğinden annesine bağlı bir hortumla almaktadır.
Simdi bu çocuk:
—Ya Rabbi! dese, su hortum bana yetmektedir. Pekiyi şu ağza, şu göze, şu kulağa, şu ele, şu ayağa ne lüzum vardı. Hiçbir işe yaramamaktadırlar?
Herhalde ALLAH’dan şöyle bir cevap alacağı muhakkak: Devamını oku…

Ey Peygamber! Zevcelerine, kızlarına ve mü’minlerin kadınlarına söyle, (başlarını ve yüzlerini kapatacak şekilde) dış örtülerinden (çarşaflarından bir kısmıyla) üzerlerini örtsünler! Bu, onların (iffetli olarak) tanınıp da rahatsız edilmemeleri için daha yakındır (daha elverişlidir). Allah ise, Gafûr (çok bağışlayan)dır, Rahîm (çok merhamet eden)dir.
Ahzab Suresi 59. ayet
Devamını oku…


Mezheplerin nasıl ortaya çıktığını anlatmadan önce içtihad ve müçtehidin ne olduğunu izah etmek mecburiyeti vardır. Çünkü mezhepler müçtehidlerin içtihatlarıyla ortaya çıkmıştır.
İslâm’da asıl olan Kur’ân ve sünnettir. “Ey iman edenler! Allah’ın ve Resûlünün önüne geçmeyin” (Hucurat, 1) âyeti ve benzerlerinden yola çıkarak İslâm âlimleri Mecelle’deki “Mevrid-i nasda içtihada mesağ yoktur.” (yani herhangi bir konuda âyet veya hadis varsa o konuda içtihada izin yoktur.) kaidesini benimsemişler ve bir konuda âyet veya hadis varken içtihad yapmayı dalalet/sapıklık olarak kabul etmişlerdir.
Devamını oku…
• Kasden yiyip içmek ve oruca aykırı olan işleri yapmak orucu bozar.
• Unutarak bir şey yemek ve içmek veya cinsel ilişkide bulunmak orucu bozmaz. Bu hususta farz, vacib ve nafile oruçlar arasında bir fark yoktur. Çünkü unutma ve yanılma ile yapılan işler bağışlanmıştır. (Malikîlere göre, bunların her biri ile farz olan oruç bozulur, kazası gerekir. Çünkü orucun rüknü olan imsak kaybolmuştur.)
• Uyku halinde bir şey yiyip içmek orucu bozar. Bu yanılma işi gibi sayılmaz.
• Oruçlu olduğu halde yemek yiyen kimseye: “Sen oruçlusun” denildiği halde, hiç aldırış etmeyerek yemesine devam etse, sahih olan görüşe göre, orucu bozulur ve ona kaza gerekir.
Devamını oku…

Allah’ın varlık ve birlik delilleri kâinattaki zerrelerden daha çoktur. Hal böyle olunca “yok” demek kolay görünse de aslında hiç kolay değil.
İşte kâinat kitabındaki Allah’ın varlık ve birlik delillerinden misaller:
Her harf kendi varlığından çok kâtibinin varlığına delildir
“Muntazam bir saray muntazam fiile, muntazam bir fiil mükemmel bir faile, mükemmel bir fail, mükemmel bir sıfata yani sanat melekesine o da istidada o da âli bir ruh ve yüksek bir zata delalet eder.”
Devamını oku…

Helal Nedir?
Helal meşru manasına gelen bir Arapça kelimedir. Allah (c.c.) Kuran-ı Keriminde Müslümanlara ve bütün insanlara helâl olan şeyleri yemelerini emrediyor. Bu mesajı bildiren pekçok ayetin arasında yer alan birkaç ayet meali şöyledir:
“Ey İnsanlar ! Yeryüzünde bulunan gıdaların güzel ve temiz olanlarından yiyin, şeytanın peşine düşmeyin, zira şeytan sizin apaçık bir düşmanınızdır.” (2/168)
“Ey İman edenler! Size verdiğimiz rızıkların iyilerinden yiyin, eğer siz gerçekten yalnız Allah’a kulluk ediyorsanız, O’na şükrediniz” (2/172) Devamını oku…
Dr. Johnson (Düşünür)
Kur’an şiir midir? Değildir. Fakat onun şiir olup olmadığını ayırt etmek zordur. Kur’an, şiirden daha yüksek bir şeydir. Bununla beraber Kur’an ne tarihtir, ne de İsa’nın (as) dağda söylediği öğüt ve nasihat gibi bir manzum eser değildir.
Hatta Kur’an, ne Buda’nın telkinatı, ne mantık kitabı, ne de Eflâtun’un herkese yaydığı nasihatler gibidir.
Bu, bir Peygamberin sesidir. Öyle bir ses ki, Onu, bütün dünya dinleyebilir. Bu sesin aksi, saraylarda, çöllerde, şehirlerde, devletlerde çınlar.
Rodwell (papaz)
Kur’an, Arabistan’ın basit bedevîlerini öyle bir değişime uğratmıştır ki, bunların âdetâ meşhur Devamını oku…
yAZILARA yAPILAN sON yORUMLAR