İnnâ fetahnâ leke fethan mubînen (Muhakak ki biz sana apaçık bir fetih verdik)
Ayetini Hz. Muhammed(S.A.V)’in Ahir zamanda varisleri olan Alîmler de kendileri için bir emir telâki etmişlerdi,
Bu mesajı asırlar öncesinden sinesinde yaşayanlar gibi Ahir zamanda yaşayanlardan biri de Aliya İzzetbegoviç’tir…
Kanım dökülsün soğuk zindana
Deşilsin Yüreğim Kur’an uğruna
Paramparça ulaşayım rahmana
Yeter artık gel ey kutlu Şehadet…
bu mısralar onun hayatının sonucuydu… Devamını oku…
Yıldırım’ın oğullarından biri olan Mustafa Çelebi, babasının mirasını ele geçirmek için 15. yüzyılın başlarında önemli bir ayaklanmaya sebep olmuştur. Kardeşi Çelebi Mehmed ve yeğeni İkinci Murad’a başkaldırdığı için adına Düzmece Mustafa denilmiştir.
Düzmece Mustafa, Ankara savaşına Hamitili ve Teke sancağı kuvvetleriyle katılıp Osmanlı ordusunun merkezinde yer almıştır. Savaş sırasında tutsak edilen Düzmece Mustafa, Semerkant’a götürüldü. 1405′de Timur’un ölümüyle serbest kaldı ve Anadolu’ya döndü. Anadolu’da saltanat hakkı için bazı beyliklerden destek gördü. 1416′da Eflak’a geçip Rumeli’de de bazı komutan ve beylere yakınlık sağladı. Selanik çevresinde üzerine gönderilen kuvvetlere yenilen Düzmece Mustafa, veziri Cüneyt Beyle birlikte Selanik’e sığındı.
Bizansla anlaşan Çelebi Mehmed, Düzmece Mustafa’yı Limni adasında hapsettirdi. Çelebi Mehmed’in ölümünden sonra Bizans İmparatoru tarafından serbest bırakılan Düzmece Mustafa, beraberindeki kuvvetlerle birlikte Gelibolu’ya geçti. Sultan İkinci Murad’ın kuvvetlerine yenildikten sonra kaçan Mustafa, Adamları tarafından Osmanlı soyundan gelmediği gerekçesiyle Edirne Kalesinde asılarak idam edildi.
3 Mayıs 1481′de Fatih Sultan Mehmed’in ölümü üzerine Amasya’da bulunan Şehzade Bayezid ve Konya’da bulunan Cem Sultan’a sadrazam Karamani Mehmed Paşa tarafından ulaklar gönderildi. Ancak Cem Sultan’a gönderilen haberci, yolda Anadolu Beylerbeyi Sinan Paşa tarafından yakalandı.
Cem Sultan, babasının vefatını dört gün sonra öğrenebildi. Bu olayların yaşanması üzerine yeniçeriler ayaklanıp Karamani Mehmed Paşa’yı öldürdüler (4 Mayıs 1481). Şehzade Bayezid’in, İstanbul’da bulunan oğlu Korkut’u saltanat naibi ilan ederek onu tahta çıkardılar.
Şehzade Bayezid, 21 Mayıs 1481 günü İstanbul’a varır varmaz devlet idaresini eline aldı. Cem Sultan ise 4000 kadar askeriyle birlikte 27 Mayıs 1481′de İnegöl önlerine geldi. Sultan İkinci Bayezid, Ayas Paşa idaresindeki bir orduyu Cem Sultan’ın üzerine gönderdi.
28 Mayıs’ta yapılan savaşı kazanan Cem Sultan Bursa’da padişahlığını ilan etti. Kendi adına hutbe okutarak para bastırdı. Çok geçmeden Sultan İkinci Bayezid’e bir mektup gönderen Cem Sultan, Osmanlı topraklarını eşit olarak paylaşmayı teklif etti. Kabul edilemeyecek bu teklif karşısında harekete geçen Sultan Devamını oku…

Barbaros Hayreddin Paşa, 1478 yılı civarlarında Midilli’de doğdu. Aslen Vardar yenicesinden olan babası Yakup Ağa, bir Osmanlı sipahisiydi ve 1461 yılında Midilli’nin fethi sırasında Fatih Sultan Mehmed ile birlikteydi. Asıl adı Hızır olduğu halde Barbaros ve Hayreddin lakaplarıyla tanınır. Batılılar havuç rengine çalan kırmızı sakalından dolayı, ağabeyi Oruç’a verdikleri “Barbarossa” adını daha sonra Hızır içinde kullandıklarından Barbaros diye tanınmış, Hayreddin lakabını ise kendisine Yavuz Sultan Selim takmıştır.
Barbaros Hayreddin Paşa, kardeşleri İlyas ve Oruç ile beraber birçok deniz savaşında bulundu. Diğer kardeşi İshak ise Midilli’de kaldı. Barbaros Hayreddin Paşa, Cezayir seferine Oruç Reis ile birlikte çıktı. Cezayir’in fethedilmesinden sonra Oruç Reis, Cezayir’e Bey oldu. Barbaros Hayreedin Paşa, İshak ve Oruç Reis’ler şehit olunca Cezayir Beyliği’ne atandı. Beylerbeyi Devamını oku…
Fatih Sultan Mehmed’in hocası, ünlü İslam büyüğü Akşemseddin 1390 yılında Göynük’te doğdu. Küçük yaşlardan itibaren ilme ve sanata karşı ilgi duydu. Medrese tahsilini tamamladıktan sonra seçkin alimler arasında yerini aldı. Üstün zekası ve anlayışı, yılmak bilmeyen çalışma gücüyle kendini kitaplara adamış, başta İslami ilimler olmak üzere tıp, astronomi, biyoloji ve matematikte zamanın ünlülerinden olmuştur. Uzun yıllar Osmanlı medreselerinde çalışarak yüzlerce öğrenci yetiştirmiş, tıp alanında önemli çalışmalar yapmıştır.
Akşemseddin’in asıl ünü, büyük veli Hacı Bayram ile tanışmasından sonra başlamıştır. İlmi konulardaki önemli başarılardan sonra tasavvuf konusunda da ağırlığını göstermiş, daha sonra da Sultan İkinci Murad’ın emir ve isteğiyle Fatih Sultan Mehmed’in hocalığına tayin edilmişti. İstanbul’un fethi sırasında büyük yararlılıklar göstermiş, genç sultanı teşvik ederek zaferin kazanılmasında önemli katkılarda bulunmuştur. Fethin en önemli günlerinde Ebu Eyyub’el Ensari’nin kabrini bularak ordunun maneviyatını Devamını oku…
İmam Gazalî Hazretlerinin yaşadığı asır olan Hicri V Milâdi XI. Yüzyıl, Abbasi halifelerinin siyasi ve idari nüfus bakımından ikbâllerinin sönmek üzere oldukları devirdir. Her tarafta gittikçe artan karışıklıklar, hilafet merkezi Bağdat’ta bile sık sık vuku’a gelmekte ve bir türlü önlenememektedir. Halife Kaim, Büveyhi’lerin elinde bir kukla haline gelmiştir. Büveyhi’lerden Emir’ül Ümera Celâl’üd Devle asi askerlerin Bağdat’taki sarayını istilâ etmeleri karşısında birçok defalar şehri terk etmek mecburiyetinde kalmıştır. Yerine geçen Ebu Kaliçar zamanında, Bağdat’ın durumu düzelir gibi olmuştur. Şahsen uzak görüşlü bir kimse olan Ebu Kaliçar gelişmekte olan Selçuklu Türklerin durumunu dikkate alarak onlarla dostane münasebet tesisine girişmiş, fakat bu siyaseti hicri 440 Milâdi 1048 deki ölümü ile sona ermiştir. Oğullarının eyaletlerde birbirleriyle olan mücadeleleri imparatorluğun durumunu pek vahim bir hale koymuş ve İslâm âleminin daha da karışıklıklar içine düşmesine sebep olmuştur. Aralarından Ebu Nasr-ı Hüsrev, EI’ Melik er’Rahim unvanıyla babasının yerini almış, diğer kardeşi Ebu Mansur Fûlad ise Selçuklularla anlaşmıştır. Devamını oku…

Osman Gazi’nin silah arkadaşlarından olan Akçakoca’nın, babası Abdülmelik bin Abdülfettah’dır. Ailesi muhtemelen Anadolu Selçukluları döneminde uç bölgelere yerleştirilmiş bir Türkmen boyuna mensuptur. Akçakoca’nın da Aşiret beyi olduğu ve Ertuğrul Gazi’ye bağlı bulunduğu sanılmaktadır. Osman Gazi tarafından, Orhan Gazi’nin emrinde Konuralp, Abdurrahman Gazi ve Köse Mihal gibi meşhur beylerle Sakarya ve İzmit yöresine akınlar yapmakla Devamını oku…
Sütçü İmam (Hicri: 1288-1339)
Kahramanmaraş Milli Mücadelesinin sembolü haline gelmiş olmakla meşhur bir Millî Mücadele mücahidi dir. Adına anıt dikilmiş olan İmam Kahramanmaraş’ta 1288 yılında doğmuştur. Nüfus kaydında babasının adı Kireççi Oğlu Ömer ‘dir. Anasının adı Emine ‘dir.
Tiyekli Oğlu Hocadan ders almıştır. Tahsilini devam ettiremeyerek Uzun Oluk mescidinin müezzinliğini ve imam hatipliğini yapmıştır.Asıl adı imam olan bu zat, imamlık yaptığı mescid civarında bir sütçü dükkanında süt ve simit satmakta iken şöhretini doğuran olay meydana gelmiştir.
Devamını oku…
yAZILARA yAPILAN sON yORUMLAR